Urla Sanat Sokağı İncileri Part-I İRMİK HANIM PATISSERIE

Bugün içimden çocukluğumuzun geçtiği ve bugünkü hali ile (gelen gören bilir) İzmir’in yükselen değeri Urla’nın sakin, huzurlu, bozulmasını kesinlikle istemediğim ve açıkçası biraz da Alaçatı’ya dönüşmesinden korktuğum güzel sokaklarından (hatta şu an karar verdim bir gün detaylı bir Urla yazısı hazırlayayım sizlere 🙂 ) Sanat Sokağı’nda bulunan çok tatlı bir mekandan bahsetmek geldi. Neredeyse üç yıl önce bu sokakta açılan minik ama çok şık, özellikle Fransız usulü tatlılarıyla kalbinizde (daha çok midenizde mi demeliydim bilemedim 🙂 ) yer edinecek olan İrmik Hanım Patisserie’nin birkaç yıl sonra açılan nispeten daha geniş ve çok güzel bir bahçesinin bulunduğu aynı isimli ikinci mekanı da bulunuyor.

İlk olarak size bu şirin patisserienin sahibi olan Esra Şef’ten bahsetmek istiyorum. Benim açıldığından bu yana her zaman gittiğim ve güler yüzle karşılandığım gerçeğini bir kenara koyarak bu yazıyı hazırlamak için asıl istediğim kendisi ile minik röportaj tadında bir sohbet gerçekleştirmekti ve iyi ki böyle bir girişimde bulunmuşum diyorum şu an kendi kendime :). Çok keyifli vakit geçirdik hep beraber.

Esra Şef aslen Urlalı değil ve Ankara’dan İstanbul’a hatta İsviçre’ye uzanan dolu dolu bir hayatı ve harika bir yaşam motivasyonu var. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun olup mesleğiyle ilgili bir alanda (ilaç firmasında) iyi bir noktaya gelmiş aslında. Kendisinin Biyoloji bölümünden mezun olduğunu öğrenince ister istemez bir mutluluk oluştu içimde. Çünkü Fen Bilimleri Dalı’nda okuyanlar olarak birbirimizi çok iyi anladığımızı düşünüyorum ve bir ara ciddi ciddi Kimya çıkışlı olmama rağmen yüksek lisansımı  Gastronomi’de yapmayı (özellikle örnekleri olduğunu duyunca) çok istemiştim 🙂 . Daha sonra Paris’te (eğer gastronomiyle ilgileniyorsanız adını mutlaka duymuş olduğunuzu düşündüğüm) Le Cordon Bleu  ‘da eğitim almış ve sonucu şu an önümüzde somut bir mutluluk şeklinde duruyor 🙂 .

IMG_6034.JPG
Bademli tartolet-AMANDİNE // Limonlu merengli tartolet

 

Sadece bir patisseri olarak değerlendirmek yanlış olur burayı. Çünkü iki kişi ile başladıkları bu iş şu an 6 ailenin geçimini sağladığı ve dönemsel olarak aldıkları stajyerler ile 8 kişi bile olabildikleri bir istihdam kapısı aynı zamanda (özellikle gençler için). Tam bir ekip ruhu kurulmuş aralarında ve benim gibi birçok müşterisini buraya bağlayan kaliteli, güvenilir, en taze lezzetleri sunmaları en çok da bu ruha bağlı aslında.

Bu arada çoğu kişinin aklına gelmiş olabilecek bir soruyu da Esra Şef’e sorma fırsatı buldum “İRMİK HANIM adının hikayesi nereden geliyor?” (kabul edin siz de merak ettiniz 🙂 ). İster bir mekan olsun, ister bir blog olsun ( kaldı ki ”İrmik Hanım” ilk olarak tariflerini paylaştığı bir blog olarak doğmuş bakınız burada da link’i var  🙂 ) isim bulmak zorlu bir süreçtir bence. Hem sizi hem yaptığınız işi yansıtmalı ya da bir anısı olmalı. İrmik Hanım yaşımın el verdiği kadarıyla her sahnesini mükemmel bir şekilde hatırlamasam da zamanında bayılarak izlediğim Bir Demet Tiyatro’daki bir karaktermiş ( siz de benim gibi hemen anımsayamadıysanız buraya buyurun efenim 🙂 ) ve aynı zamanda Esra Şef’in eşi irmikli tatlılarını çok başarılı bulur ve severmiş. Böylelikle içinde kendinden bir parça olan isim bulunmuş (çok tatlı değil mi ? 🙂 ). Hatta aynı isimli İnstagram hesaplarına da buradan bakabilirsiniz.

Gelelim beni buranın müdavimi yapan bölüme 🙂 . Damak zevkinize hitap edecek birçok lezzet bulabilirsiniz fakat sizlere özellikle tavsiye edeceğim şey meşhur lavantalı dondurması olacak (arkadaşlarımı -gel bak sana ne deneteceğim- diye kolundan tutup götürdüğüm, zorla yedirdiğim tek şey ve onlar da memnunlar bu durumdan 🙂 ). İçerisinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan, keçi sütünden, gerçek salepten ve meyvelerden yapılan doğal dondurmalarının her biri ayrı başarılı. Ben en çok zencefil-limonlu ve bir de lavantalı olanı sevdiğim için mutlaka bir tatlı seçip yanına da en az bir top dondurma rica ederim.

Tatlılardan ise yaban mersinli cheesecake tek kelimeyle MÜKEMMEL. Çok çikolata arayan bir insan değilimdir ben ama Kokoşoko’su gerçekten enfesti ve değişik bir tat olduğunu düşündüğüm, en azından bir denenmesi gereken, merengli limon-tartolet ilk defa yediğim ve beğendiğim bir tatlıydı. En son yediğim ve ilk sırada fotoğrafını paylaştığım Amandine ise tam bir kış tatlısı yanına da mis gibi salep veya kahve harika gider benden söylemesi.

Olur da Urla’ya yolunuz düşerse daha bunun gibi birçok harika lezzeti üreten bu mekana bir uğrayıp kendinize küçük mutluluklar ikram edin derim :).

NOT: Esra Şef ve tatlı çalışanı Elif’e çok teşekkür ediyorum hoş sohbetleri, ilgileri ve güler yüzleri için 🙂

Ne de olsa en önem verdiğimiz şey üslup değil mi 🙂

Sevgilerimle…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s